Murat Yıldirimfanclup

Fanclup
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Murat Yıldırım Biyografisi
C.tesi Eyl. 26, 2009 11:26 am tarafından Gamzeli

» Soru soruyorum
C.tesi Eyl. 26, 2009 11:22 am tarafından Gamzeli

» O kadar da yakışıklı değilmiş!
Ptsi Haz. 29, 2009 8:43 pm tarafından Hilodemir

» Güz Sancısı Afişleri
Perş. Mayıs 21, 2009 4:11 pm tarafından Gamzeli

» Güz sancısı "Atina" galası
Çarş. Mayıs 20, 2009 9:35 am tarafından Gamzeli

» Eşini antakya'ya çağırdı
Çarş. Mayıs 20, 2009 9:30 am tarafından Gamzeli

» Bu Şarkıyı Kim Söylüyor
Salı Mayıs 19, 2009 4:17 pm tarafından Hilodemir

» Murat Yıldırım "Beyaz Show" Resimleri
Salı Mayıs 19, 2009 4:04 pm tarafından Hilodemir

» Hayran Mesajları(lütfen yeni başlık açmayınız)
Salı Mayıs 19, 2009 4:01 pm tarafından Hilodemir

Site Sahipleri
Gamze&Demet

Paylaş | 
 

 Murat Yıldırım Röportaj

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Gamzeli
Admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 75
Yaş : 21
Nerden : mersin
Kayıt tarihi : 02/10/08

MesajKonu: Murat Yıldırım Röportaj   Perş. Ekim 09, 2008 3:47 pm

Televizyona çıkan herkes beğeniliyor


"Asi" dizisinde başrolü üstlenen Murat Yıldırım, "Ben televizyona hayır demiyorum. Bu saygısızlık olur" diyor.


"Asi" dizisinde başrolü üstlenen Murat Yıldırım, "Ben televizyona hayır demiyorum. Bu saygısızlık olur. Tiyatro yapıyorsan, televizyon senin için antrenmandır. Sinema için de tiyatro antrenman sayılır. Bunların hepsi birbirine bağlı" diyor.

"Fırtına" dizisi sayesinde pek çok kişi tarafından sevildiniz. Ayrıca kariyerinizde de dört yılı geride bıraktınız. Şu an hayal ettiğiniz konumda mısınız?

- Bulunduğum konumu aşağılamak için söylemiyorum ama hangi nokta? Kameralar bugün bana dönük olur, yarın bir başkasına...


Ama siz peş peşe iki iyi projede başrol üstlendiniz...

- İşlerimiz böylesine yolunda ve düzgün gidiyorsa şanslıyız demektir.

Sizce bu başarının altında sadece şans mı yatıyor?

- Bunu söylemek bana yakışmaz. Duruyorum, oynuyorum, o kadar çok şey yaptığım söylenemez yani! Evet, şu an güzel bir iş yapıyoruz. Fakat birileri tutup hiç zeka ya da yetenek gerektirmeyen bir program çıkarır, bütün programları alt üst eder ve siz de çektiğiniz 90 dakikalık sinema tadındaki dizinizle bir kenarda övünüp durursunuz. Televizyon böyledir.

Haksızlık olduğunu mu düşünüyorsunuz?

- Bunu haksızlık olarak görmüyorum. Televizyonun felsefesi bu... O yüzden de "televizyonda şöyle bir program yapılır, şu programlar tutulur" gibi bir formül yok. Gerçi televizyona çıkan herkesin beğenildiğini düşünürsek, çok da fazla kriter aramaya gerek duymazsınız.

Gerçekten televizyona çıkan herkes beğeniliyor mu sizce?

- İsmini bile bilmediğim saçma sapan bir sürü insan var bana göre... Seyirci bu insanları beğenirken aynı zamanda beni de beğeniyor olabilir. Bu benim o insanla aynı seviyede olduğumu tabii ki göstermez. Ama şu da bir gerçek, televizyonda gözükmek bir ayrıcalık sanılıyor. Hepimiz insanız sonuçta, sadece ekranlarındayız, dizilerde oynuyoruz. Bu bir ayrıcalık değil.

Peki ayrıcalık olan ne?

- Oyuncu olmak...

Diziden ayrılacağınıza dair söylentiler çıktığından beri yapım şirketinin telefonları susmuyormuş...

- Tamamen uydurulmuş haberler bunlar. Kesinlikle böyle bir şey yok. Ama genç bir oyuncu olarak söyleyebileceğim tek şey şu ki sabahın beşinde performans sergilemek istemiyorum. Ben oyunculuğumu çok daha mantıklı, güzel şekillerde sergilemeliyim. Bu benim işime duyduğum saygıyla alakalı... Ben bu işi yapmak istiyorsam, sağlıklı koşullarda yapıp, seyircinin karşısına öyle çıkmalıyım. Ama bu değiştirmek için de yapılabilecek pek bir şey yok. Bir de bundan altı sene önce dizi sektörü diye bir şey yoktu. Bundan beş sene sonra ne olacağını da kimse bilemez. Biz yine bir şekilde oyunculuğumuza devam edeceğiz.

Sabah beşte seyircinin karşısına çıkmak istemiyorum dediniz...

- Çünkü bir yerde seyirciye saygısızlık ettiğimizi düşünüyorum. 20 saat ayakta kalmış bir oyuncu ne kadar sağlıklı çalışabilir? Bu sadece benim derdim de değil, tüm oyuncular aynı şeyi söylüyor. Ben kendimi izlediğim zaman mutlu olmak istiyorum. Neden insan sabahın köründe çalışmaktan yakınsın ki? Ben işimi yapıyorum ama koşullar biraz hafifletilebilir. Her hafta 90 dakikalık film çekiyoruz. Biz haftanın altı günü, günde ortalama 15’er saat çalışıyoruz.

Bu durum sizi epey rahatsız ediyor belli ki...

- Tabii ki ediyor, etmez mi? Beni ayakta tutan güç, oyunculuğumu yapıyor olmam. Hayatta yapabileceğimiz
aslında birçok farklı meslek var ama gönlümüz oyunculuk istiyor, biz de yapıyoruz.

Gönlünüzde yatan aslında sinema filmi mi?

- Ben televizyona hayır demiyorum. Bu saygısızlık olur. Tiyatro yapıyorsan, televizyon senin için antrenmandır. Sinema için de tiyatro antrenman sayılır. Bunların hepsi birbirine bağlı.

Özel hayatla gündeme gelmek istemiyorum

"Fırtına" dizisindeki rol arkadaşınız Burçin Terzioğlu’yla gerçekte de birliktesiniz, öyle değil mi?

- Özel hayatımla ilgili ne konuşmayı, ne de ortalarda görünmeyi seviyorum. Kimi rahatsız edip etmediğiyle ilgilenmiyorum, ama bu durum beni rahatsız ediyor. Benim evimin içinde ne yaptığımı kimse bilmesin...

İlişkinizin bilinmesinin nesi yanlış?

- Ben hayatımı "Oyuncu olacağım, ama şöyle olacağım" diye çizmiyorum. Benim için önemli olan hayat... Evet, oyunculuğu çok seviyorum, ama hayatı daha çok seviyorum. Hayatın içerisinde Tanrı’nın yazmış olduğu da bir senaryo var. Ben o senaryoyu gerçekçi ve düzgün oynamak istiyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://muratyildirimfan.eniyiforum.net
 
Murat Yıldırım Röportaj
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Norm Ender RöportaJ
» Ender Röportaj
» Stern Dergisi Ropörtajı
» TripKolic Ropörtaj

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Murat Yıldirimfanclup :: Murat Yıldırım :: Murat Yıldırım Haberleri-
Buraya geçin: