Murat Yıldirimfanclup

Fanclup
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Murat Yıldırım Biyografisi
C.tesi Eyl. 26, 2009 11:26 am tarafından Gamzeli

» Soru soruyorum
C.tesi Eyl. 26, 2009 11:22 am tarafından Gamzeli

» O kadar da yakışıklı değilmiş!
Ptsi Haz. 29, 2009 8:43 pm tarafından Hilodemir

» Güz Sancısı Afişleri
Perş. Mayıs 21, 2009 4:11 pm tarafından Gamzeli

» Güz sancısı "Atina" galası
Çarş. Mayıs 20, 2009 9:35 am tarafından Gamzeli

» Eşini antakya'ya çağırdı
Çarş. Mayıs 20, 2009 9:30 am tarafından Gamzeli

» Bu Şarkıyı Kim Söylüyor
Salı Mayıs 19, 2009 4:17 pm tarafından Hilodemir

» Murat Yıldırım "Beyaz Show" Resimleri
Salı Mayıs 19, 2009 4:04 pm tarafından Hilodemir

» Hayran Mesajları(lütfen yeni başlık açmayınız)
Salı Mayıs 19, 2009 4:01 pm tarafından Hilodemir

Site Sahipleri
Gamze&Demet

Paylaş | 
 

 Arılar...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
demet-00
Admin
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 42
Yaş : 24
Kayıt tarihi : 05/10/08

MesajKonu: Arılar...   Çarş. Ekim 29, 2008 9:10 pm


Baş; Başta gözler, duyargalar ve beslenme organları bulunur. Baş vücudun ikinci kısmı olan göğüse ince oynak bir boyunla bağlıdır. Göğüs ve karın segment denilen halkalardan oluşmaktadır.

Arının petek şeklinde bir çift bileşik ve üç adet basit gözü vardır. Basit gözlerin her biri binlerce küçük üniteden oluşmaktadır. Bileşik göz ana arıda 3.000, işçi arıda 4.000 ve erkek arıda 8.000'den fazla basit gözün birleşmesinden meydana gelmiştir.

Başta bir çift duyarga bulunmaktadır. Bunlar koku, tat ve dokunma hissetme duyularını sağlarlar. Duyargalar içerisinde bulunan sinir uçları sayesinde duyularına ek olarak rüzgar hızını ve hava sıcaklığını da algılayabilmektedirler. Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.

Arıların ağız yapısı; üst dudak, üst çene, alt çene ve alt dudak olmak üzere dört kısımdan meydana gelir. Dil 6-7 mm arasındadır ve arı ırkına göre değişir.

Baş iç yapı itibariyle de önemli salgıların yapıldığı kısımdır. İşçi arıların yutak üstü salgı bezleri genç yaşta arı sütü, daha ileriki yaşlarda baldaki sakarozu parçalayan enzimler salgılarlar. Çenede bulunan bezler ana arıda ana arı feremonunu, işçi arılarda ise alarm feremonunu salgılamaktadır.

Göğüs arının hareket merkezidir. Dört adet segmentten meydana gelmiştir, bunların üzerinde üç çift bacak ve iki çift kanat bulunmaktadır. Arının orta bacakları üzerinde polen fırçası denilen sert tüyler bulunur. Bunlar çiçeklerde bulunan polenin göğüsten ve ön bacaklardan arka bacaklara aktarılmasını ve arka bacaklarda bulunan polen sepetine toplanmasını sağlar. Bu polen sepetçikleri polenin kovana taşınması görevini görmektedir. Kanatlar kitinleşmiş damarlarla desteklenmiş çok ince zar şeklindedir. İki çifttir. Uçuşta arka kanatlar daki kanca sayesinde ikisi birlikte çalışır, uçuşu ve uçuşu yönlendirmeyi de sağlarlar. Arının uçuş sırasındaki hızı saatte 50 km.'ye yaklaşır.

Karın (Abdomen), ergin arıda 9 segmentten oluşur ve mide, bağırsak ve üreme organları gibi iç organlarla balmumu bezleri ve iğne bulunur. Segmentlerde bulunan sağlı-sollu bir çift mum salgı bezi (balmumu aynası) işçi arıların balmumu yapma döneminde kalınlaşarak mum salgılama yeteneğini kazanmaktadırlar. Sıvı olarak aynalar üzerine salgılanan mumlar, mum ceplerinde katılaşarak küçük pulcuklar halini alır. Arılar zincirleme birbirine tutunarak özel hareketlerle balmumu sızdırmaktadırlar. Ayaklar yardımıyla ağza götürülen balmumu pulcukları orada yumuşatılarak yoğrulmakta ve böylece petek gözlerinin yapımında kullanılmaktadır. Mum örme dönemini tamamlayan işçi arılarda mum salgı bezleri tahrip olur ve birer sıra hücre tabakasına dönüşür.

İşçi arıların 7. abdominal segmentinin (karın halkası)iç yüzeyinde ve sırt plakasının ön kenarına yakın kısmında büyük hücrelerden oluşan koku bezi (nasanof bezi) bulunmaktadır.

İşçi arılar ve ana arıda abdomenin (karın) sonunda iğne bulunmaktadır. İğne, iğne odacığından çıkan ince, sivri uçlu bir savunma organıdır. Bu iğne bir zehir kesesine bağlıdır. İşçi arıların iğnesi geriye çentiklidir; bu yüzden işçi arılar birisini sokmak üzere iğnesini batırdığında geri çekemez. Çentikler testere ağzını andıran çıkıntılar olup bu çıkıntıların sivri uçları iğnenin batış yönünün tersine yöneliktir. Bu nedenledir ki arılar kendi hayatını tehlikede görmediği sürece insanı sokmaz. Arıların sokması savunmalarının en son safhasıdır; önce sesle uyarırlar, daha sonra toplu halde gürültü yaparlar, hâlâ tehlike hissederlerse hızla tehlike gelen yere doğru uçup çarparak korkutmaya çalışırlar; olmadı en son sokarlar. (Arının iğnesi böceklere karşı savunma olduğundan sert kabukdan çıkabilir, insan ve hayvan etinden çıkmaz. İğnesi bağırsaklara bağlı olduğundan iç organları parçalanır ve ölür.)


Arıların faydaları [değiştir]Yaklaşık 5 bin yıldır birçok hastalığa karşı tedavi amaçlı kullanılan arıların can yakan zehri, son yıllardaki bilimsel çalışmalarla kanser için de umut oldu. Mısır apiterapi Ulusal Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Gaffar Hegezi, Çukurova Üniversitesi'nce düzenlenen Türkiye 3. Arıcılık Kongresine katılmak üzere geldiği Adana'da, zehir dahil tüm arı ürünlerinin, ülkesinde 5 bin yıldır tedavi amaçlı kullanıldığını söyledi. Hegezi, başta ABD, Kanada, Japonya, Çin olmak üzere birçok ülkenin günümüzde arı ürünleriyle tedaviye büyük önem verdiğini belirtti.Prof. Dr. Hegezi, apiterapi (arı ürünleriyle tedavi) konusunda çok sayıda bilimsel çalışma yapıldığını, arı ürünlerinin tablet, iğne , sprey, krem ve benzeri şekillerde ilaç formunda üretilmeye başlandığını vurguladı.Hegezi, arı zehrinin nörolojik ve fiziksel kökenli birçok hastalığın tedavi edilmesinde etkin olduğunu belirtti: Arı zehri kan dolaşımını düzenler, bakterileri öldürür, cildi gençleştirir, mide suyunu artırır. Radyasyona karşı koruyucu etkisi vardır. Tansiyonu düşürür, hücreleri yeniler. Kalp, damar hastalıklarının tedavisinde büyük yararlar sağlar. "Son yıllarda çeşitli kanser tipleri tedavisinde arı zehri uygulamaları umut verici sonuçlar ortaya koymuştur.ardeşende metehan mollamehmetoğlu tarafından 103 köyde yapılan araştırmalara göre deney hayvanları tümör oluşumuna neden olan antijen verildikten sonra iki gruba ayrılmış ve grubun birisine arı sütü verilmiştir. Arı sütü almayan gruptaki bütün hayvanlar kanserden öldükleri halde arı sütü alan grupta kanserden ölene rastlanmamıştır. Bu durum arı sütünün en azından kanser oluşumunu engelleyici etkisini kanıtlar niteliktedir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hazal-kaya.eniyiforum.net
 
Arılar...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Murat Yıldirimfanclup :: Serbest Bölüm :: Serbest Kürsü-
Buraya geçin: